Genel

KENDİNİ AFFEDEBİLMEK

Kiminle konuşsam hangi sosyal medya hesabına denk gelsem herkes mağdur herkes haksızlığa uğramış herkes bir başkası yüzünden üzülmüş. Zannedersin o insanlar hep melek. ahh yazık yaa… Peki öyleyse yani bu insanlar o  kadar  “ak“sa O diğer taraftaki kişiler dünyanın neresinde acaba ? Madem bu kadar uzaklar,  insanlara nasıl bu kadar zarar verebiliyorlar ? Yani tüm suç “kara“larda mı ?   İnsan ya “ak” ya da “kara” mı olmalı ? Ben gibi “gri” olsa olmuyor mu?

Evet kabul ediyorum ben de çok kalp kırdım, Muhtemelen ah aldım, birilerine dedikodu malzemesi oldum, “ben bunu bilmem …. ‘ya  nasıl yapmışım ne kadar gerizekalıymışım ” dediğim zamanlar hala oluyor. Muhtemelen olacakta çünkü insanım. 

“Bende insanım”  bu cümleyi kendime kurmak o kadar çok zaman aldı ki.  Hala kendimi tam anlamıyla affettiğimi düşünmüyorum. Yani birileri sizi üzünce bıdıbıdı bıdı söylenmek kolay.  Peki ya o bıdıbıdı söylendiğiniz kendinizse?   Başınıza gelenlerin büyük çoğunluğuna sebep sizseniz kendinizi affetmekte kullandığınız yöntem nedir? 

Uzun yıllardır sırtımda birkaç  yükle yaşıyorum  sanki. Adı vicdan , Pişmanlık,  Gerzeklik vb sürekli değişiyor/ ağır basıyor .   Sanki saçma bir  kısırdöngüsüne dolanmış gibiyim.  Önceden karşıdaki insanlar beni affederse bu yükten kurtulurum sanıyordum ama artık biliyorum ki  durumun onlarla  ilgisi yok .  Beni affetmesi gereken yine benim.

Ama şu anki beni yani 33 yaşındaki beni 10 yaşında, 20 yaşında, 23 yaşında ve 30 yaşındaki ben nasıl  affedebilir ?

Promoted Post

Sponsored Post Learn from the experts: Create a successful blog with our brand new courseThe WordPress.com Blog

WordPress.com is excited to announce our newest offering: a course just for beginning bloggers where you’ll learn everything you need to know about blogging from the most trusted experts in the industry. We have helped millions of blogs get up and running, we know what works, and we want you to to know everything we know. This course provides all the fundamental skills and inspiration you need to get your blog started, an interactive community forum, and content updated annually.

Genel

Akılsız Duyguların Cezasını Kararlar Çeker

Bu aralar yaptığım kitap seçimlerinde ya oldukça şanslıyım ya da okuduğum herşeyi beğenesim var.

Sizinde benim gibi karar alma mekanizmaları üzerinde merak ettikleriniz varsa bu kitabı öneririm. Bilimsel araştırmalara dayanmasına rağmen okuması oldukça kolay. Konular birkaç sayfalık kısa bölümlere ayrılmış ve bölüm sonlarında toparlamak adına sonuç bölümleri ve kullanılan kaynakçalar var. ( Kaynakçalarda geçen kitaplardan ilgimi çeken olmadı değil. Muhtemelen ilerde bahsederim.)

Kitapta işaretlediğim birçok yer var ama size de fikir vermesi açısından birkaçını paylaşacağım.

  • Duygular kararları mutlaka etkiler.
  • Duygu,verilen kararla ilgili olmasa da bu durum geçerlidir.
  • Duyguyu yaşarken karar vermeyi ertelediğimizde, zarar görme ihtimalimiz azalır. ( öfkeyle kalkan zararla oturur misali)
  • Düşündüğümüzden çok daha fazla akıl dışı kararlar veriyoruz. Bunların hepsini önleyecek bir reçete yok, ancak sezgilerimizden şüphe ederek işe başlamak iyi bir başlangıç olabilir.
  • Karar vermeden önce mutlaka duygularımızın yatışmasını beklemek atılacak en önemli adımdır.

Sizde benim gibi; Neden böyle hissediyorum, bu tepkiyi neden verdim, neden parası olmadığı halde insanlar kredi kartlarına bu kadar yükleniyor veya neden satın alıyoruz vb konulardaki karar mekanizmalarını merak ediyorsanız bu kitabı listenize eklemenizi öneririm.

Kitabın iç sayfalarına gözatmak için => https://www.kitapyurdu.com/kitap/akilsiz-duygularin-cezasini-kararlar-ceker/377812.html&filter_name=ak%C4%B1ls%C4%B1z%20duygular%C4%B1n%20cezas%C4%B1n%C4%B1

Genel

DOĞADAN İLHAM ALMAK

Reklam metni gibi oldu başlık ama bugün size kendi motivasyon kaynaklarımın birinden bahsedeceğim. Kendisi iş yerinin bahçesindeki bir ağaç. Tahminen 7-8 sene önce dikilmiş. Ne ben (3 senedir) ne de başkası (7 sene) açtığını gören yoktu. Zaten ne ağacı olduğu bilinmiyor. 2 sene önce delinin biri ağacı yerinden sökemediği için dibine beton atmayı seçti belki kurur da ortadan kalkar diye (ağaç biraz yolun ortasında ) . O kadar umursanmıyor o kadar gözden çıkarıldı yani. Yanından her geçisinde “kesin kuruyacak” diye düşünürken biz o sene mis gibi çiçek açtı manolya ! Bu sene de üstü tomurcuk dolu!

Şimdi ben ne zaman kendimi güçsüz çaresiz hissetsem yada sorunlar arasında bunalsam bahçeye çıkıp onunla dertleşiyorum. Ona danışmayayım da kime danışayım ben. Düşünsene ağaçsın dibin beton, olmayacak yerdesin, kimse ne olduğunu bilmiyor kalkıp gitmek gibi bir seçeneğin de yok . Ben olsam kururdum herhalde.

O iyi ki de çiçek açtı da benim motivasyon kaynaklarımdan biri oldu. Yoksa “bunlar benim başıma neden geliyor ‘un canlı cevabını nasıl bulacaktım ? 🙂

Sizin var mı böyle motivasyon kaynaklarınız ?

Genel

Kaybetmekten öğrenmek

Eğer yolunun üzerindeki engellere bakarsan, engellere odaklanırsan hedefine ulaşamazsın. Çünkü “nereye bakarsan oraya gidersin” Engellere odaklanma, onların seni korkutmasına izin verme. Onları bir basamak gibi kullan, gerekiyorsa üzerlerine bas, yüksel ve geç. Yani engellerin farkında ol , önlemini al.

Bazen ne kadar önlem alırsak alalım takılıp düşebiliyoruz. Tabi ki hiç kimse kaybetmeyi istemez ( çoğu için kilo hariç 🙂 ) Kimsenin hedefleri arasında yoktur kaybetmek. Zaten önemli olan kaybetmek değil, düşmek değil. Önemli olan tekrar ayağa kalkmak , tekrar ilerleme isteğini kendinde bulmak. Önemli olan ders çıkarmak, tekrarlanmasını önlemek bunu bir deneyim bir eğitim gibi algılamak.

Herkes kaybettiğinde üzülür, hayal kırıklığına uğrar, belki bir süre pes eder. Çoğu şey çoğu insanın başına geliyor zaten. Önemli olan başımıza gelen olaylardan ziyade bizim ona gösterdiğimiz tepki.

Düştüğünde küsüp olduğun yerde mi kalacaksın ( çocuk gibi ben oynamıyorum mu diyeceksin ) yoksa yerde biraz dinlendikten sonra yola devam mı edeceksin ?

Tökezlediğinde ya da düştüğünde kendine şu soruyu sor;

Hayatın ya da evrenin ya da inandığın neyse onun “bana vermek istediği ders ne? “

O ders neyse öğren ve ilerle. Eğer ders almadan ilerlemeye çalışırsan tekrar düşeceksin. Çünkü mekanizma bu şekilde işliyor.

Benim de bazen aynı olaylar tekrar tekrar başıma geliyor. hehh tamam bu sefer çözdüm diyorum ama gene aynı kısır döngünde dönüyorum sanki. Çünkü tek seferde öğrenemiyorum belli ki. Şükür ki hayat benden daha ısrarcı. Çünkü biliyor o nokta da öğrenmeden geçersem bir sonraki bölümde hiç şansım yok ! Yani kısaca diyor ki :

O ders alınacak arkadaş ! =)

Genel

AZMİN DİĞER ADI- ELON MUSK

*Azimle dağ gelebilir miyiz?

Yaklaşık 1 aydır Elon  Musk’ın hayatını  ele alan bir kitap okuyorum. Daha önce kendisinin sözlerinde oluşan bir kitabı okumuş ve beğenmiştim. Ama bu kitap var ya kesinlikle azmin – birşeye kafayı takmanın örneği. Böyle bir odaklanma yok. Daha önce Steve Jobs’un hayatını da okumuştum ama Elon kesinlikle bambaşka. 

Kitaplardan beğendiğim bazı kısımları paylaşacağım. Belki ben gibi birilerine de motivasyon olur.

“Dürüstçe söylemek  gerekirse, çoğu insan sandığından daha fazla şey öğrenebilme kapasitesine sahip. Hemen  havlu atıp kendilerini hafife alıyorlar.”

“insanların işe gelmeyi iple çektiği bir ortam yaratabilmek inanılmaz derecede önemlidir, çünkü yaptığınız işi seviyorsanız sıkı çalışmak çok daha kolaydır.”

“Diğer koşucuların ne yaptığını düşünme, sadece koş.”

“Stajyerler çok başarılıdır çünkü imkansız nedir bilmezler.”

“Muhaliflerimizle ilgili ilginç bulduğum şey, “bu  imkansız”  diyen kişilerin “olacağı vardı” demeye başlamaları. “bir dakika. Olacağı mı vardı yoksa imkansız mı? Hangisi? İkisi birden  olamaz.”

Elon musk’ın azmini düşününce;

  1. Adamın çok net bir hedefi  var. Uzun vadede o işe emek veriyor ve ilgisini kaybetmiyor.
  2. Zorluğa düştüğü zamanlarda asla bırakıp gitmiyor. (şirketleri kaç kere iflastan dönüyor)
  3. Hedefinin  hayata katkısı var. ( Temiz enerji gibi)

Kitap 1: Elon musk Tesla, Spacex ve muhteşem geleceğin peşinde, buzdağı yayınevi

kitap 2 : Elon Musk Geleceği inşa eden adam , zeplin kitap

Elon musk hakkında video izlemek isterseniz 

Genel

2019 ve sonrası =)

  • Gülümsemeyi ve merhaba demeyi unutma!
  • Sadece sana yakın olanlara değil, olmayanlara da elini uzat.
  • Dünyanın merkezine kendini değil, insanlığını koy.
  • Yaşamdan beklentilerini sınırlama
  • Doğayı sev, yarına servet kalsın.
  • Ulaşamam deme! Daha çok gez ve öğren!
  • Kumbara al, para biriktir ama paylaşmaktan  korkma!
  • Batıl inançlara kem gözlere takılma.
  • Hayatını kısıtlayacak kişilerden uzak durmaya çalış
  • Sabrın  bir erdem olduğunu unutma ve fikirlerini söylemeden önce insanları dinle.
  • Her kitabın bir dünya olduğunu unutma. Daha çok oku.
  • Dış görünüşe aldanma.
  • Sağlığına dikkat et.
  • Yağmur yağarken gökyüzüne bak. Islanmaktan  korkma.
  • İnternet hayat değil. Sokağa  çık.
  • Ayakların çıplak toprağa bas.
  • Kendinle yüzleşmekten korkma.
  • Aynada gördüğün sen  ol.
  • Durduk yere insanlara bağırma.
  • Kendini sevmeden insanların seni sevmesini bekleme. Önce kendini sev.

** 2016 ajandamın giriş sayfasına yapıştırmışım. Bu sene de bunu kullanabilirim. Sizde kendinize göre madde çıkartabilir veya ekleyebilirsiniz.

Siz en çok hangi maddeyi beğendiniz?

Genel

YENİ YIL PLANLARI

Aralık ayının gelmesiyle siz de yeni yıl planları yapmaya başladınız mı? Sizin de aklınıza daha önce planlayıp  gerçekleştiremediğiniz planlarınız mı geliyor? 

Geçmiş  yılları düşününce yılbaşı planlarını gerçekleştirmede en başarılı olduğun yıl 2016 yılıymış. Başta kendime motivasyon olması açısından bunun nedenlerini maddeleyeyim.

1.Yapmak istediğiniz o şeyi neden gerçekleştirmek istediğinizi olabildiğince çok maddeli olacak şekilde yazmak. Mesela ben excel kullanımımı geliştirmek istiyorum. Nedenler olarak;

*iş yaşantımda çok yardımcı olacağını biliyorum.

*herhangibir bilgisayar programı öğrenmek bana çok zevkli geliyor.

*Yapmak stediğim projede exceli çok iyi biliyor olmam gerekli (başka bir planın ara basamağı)

*

*

( olabildiğince fazla madde yazmak gerekli. Ne kadar ÇOK madde o kadar AZ vazgeçme ihtimali demek)

2.Elimize defter ya da mümkünse ajanda almak ve rastgele sayfalara planımızla ilgili  yazılar yazıyoruz. Mesela;

Kilo vermek istiyoruz. Bunun içinden belli aşamalardan geçmemiz gerekiyor. Bu  aşamalarla ilgili küçük notları o sayfalara yazıyoruz.  1 ay  sonrasına “hey ! kaç kilo verdin bakalım=) ” yada  sizi ne motive edecekse bir ay sonraki hedefiniz neyse onunla ilgili yazıyoruz. Kulağa saçma geliyor olabilir ama bu bende acayip  işe yaramıştı.  Burada mış gibi davranabilirsiniz de. Mesela 2 hafta sonraki güne   ” 1 kg vermişssin süper! yavaş ama emin  adımlarla ilerliyorsun”

3. Başka bir öneri; planlarınızdan başkalarına da bahsedin ve arada sizi kontrol etmesini sağlayın.  O planı birlikte yapabileceğiniz bir arkadaş bulursanız daha   iyi. Mesela dans etmeyi  öğrenmek istiyoruz. Daha önce hiç  dans etmemiş biriyle dansa gitmeye başlamaktansa zaten dansa giden bir arkadaşınız varsa ona takılmak daha iyi. İki kişi de yeni başlayan olunca kişilerden  biri diğerinin kendisini o iş için dürtnesini bekliyor genelde. 

Arada vazgeçmek isteyebilirsiz. Bu gayet normal. O yüzden böyle zamanlarda ” bu şeyi yapmayı  neden istiyorum maddelerini tekrardan okuyun. 

Son olarak Kaçık prens  ilgili poadcaste bir göz atın derim =)

 http://kacikprens.blogspot.com/2014/12/yeni-planlarmz-neden-bir-turlu.html

Genel

TELEFON KULLANIMI

Bir süredir yoktum çünkü telefon( sosyal medya) kullanımını azaltmaya çalışmakla meşguldüm. Bunun sandığımdan daha zor olacağını tahmin ediyordum.

İlk hafta verilerini aldığımda günlük ekran kullanımı yanlış hatırlamıyorsam 4.5 saat kadardı (4 saatten fazla olduğu kesin) ve büyük yüzdesi instagram ardından youtube.

Evet bunu yapıyorsam eskiye nazaran bir şeyleri yapmıyorum demekti bu.

Vee tataaamm

*Başlayıpta okumayı bıraktığım kaç kitap var ?? Sene başındaki okuma hedefimin anca yarısını yapabilmişim şu an!!  O hafta telefonda herhangi bir uygulamaya bir limit koymadım. Sadece telefonu elime hangi durumlarda alıyorum bunu farketmeye çalıştım. Çoğunlukla refleks gibi bir nedeni olmadan alıyormuşum. Biraz fazla gürültülü bir ortamda çalıştığımdan telefonun sesini duymadığım çok zaman oluyor sanırım bundan sebep telefonu her gördüğümde bildirim var mı diye ekranını açıyormuşum sonrası otomatikman geliyormuş.

İkinci rapor haftamda kullanım günlük tam 4 saate düştü.

Burdan çıkardığım sonuç ne kadar farkında da olsam bir zorlama olmadan bu kullanımı düşüremeyeceğim. Bir de tik gibi oturmuş bir alışkanlık var. Bunu ortadan sağlıklı bir şekilde kaldırmak için yerine başka alışkanlıklar oturtmak lazım.

O hafta telefonda bazı uygulamalara günlük zaman limiti koydum. Limiti doldursanız bile isterseniz programları kullanabiliyorsunuz sadece bildirim olarak ekrana gelmiyor. Programı açıp bakmanız lazım. Bu kısıtlama iş yerinde bazı ufak aksaklıklara neden olsa da oldukça işe yaradı. Kesinlikle artısı eksilerinden oldukça fazla. Telefonu gözümün önünde bırakmamaya özen gösterdim. O hafta elimde yarım bıraktığım bir kitabı bitirdim ve muhteşem ilham verici bir kitaba başladım ( bu kesinlikle başka bir yazı konusu)

Üçüncü rapor haftasında sonuç günlük 2 saat 59 dakika( 3 saat değil:) ) Demek ki biraz daha çabalamak lazım. Başka neler yapmaktan hoşlanıyordum ben ya da yapmak isteyip te aman zamanım yok dediğim şeyler… Kitap , puzzle , örgü , düşün düşün gelicektir bir ton şey aklına elbet dedim kendime.

Ve. . . . Bu pazar ki rapordan çıkan sonuç günlük 1 saat 45 dakika ve bunun hergün 20 yada 30 dk sı sabah uyanmak için harcadığım zaman. Bu kullanımın ne kadarı sağlıklı bilmiyorum ama burada bitmedi. Oldu tamam deyip bırakmıyorum zamanı verimli kullanmaya çalışmakta durmak yok !!  Uygulamalar hala limitli kullanımda.  O yüzden whatsapp tan yazıp cevap biraz geç gelince meraklanan arkadaşlarıma  sesleniyorum önemliyse  “lütfen  arayın =)  “

 

Tavsiyeler

TERS YÜZ

 

“Beynimin içinde neler neler olduğunu bir bilsen”

“Düşüncelerimiz mi bize yön verir yoksa duygularımız mı?”

Size yeni izlediğim ve çok beğendiğim bir animasyon tavsiyem var. Inside out- ters yüz

11 yaşındaki bir çocuk olan Riley’in hikayesini duyguları tarafından izliyoruz. Baskın duygular olarak neşe, üzüntü, korku, tiksinti ve öfke seçilmiş. Baş duygu  o yaş için tabi ki neşe:) Bunlar Riley’in duygu kontrol merkezinde yaşıyorlar ve olayların akışına göre kontrolü gerekli duygu ele alıyor. Bir gün Riley ve ailesi taşınmak zorunda kalınca ve bazı sebeplerden  kontrol merkezinden bazı duygular kaybolup kontrol  diğer duygulara kalınca olanlar oluyor. 

Animasyonda

***duyguların – burada özellikle üzüntü- ne kadar önemli olduğunu

***uykunun,bilinçaltı çekirdek anı vb kavramları

*** kadın- ve erkek beyni arasındaki farklara yapılan atıfları iliyoruz

Animasyon sadece çocuklar içindir diye yaygın bir düşünce olsa da bu animasyonda verilen bazı ince espriler çocuklar tarafından algılanamayabilir. 

Ben şahsen çok beğendim. Uzun süredir animasyon izlemiyordum ve özlediğimi de farkettim. Kasım’da hep aşk filmi izleyecek değiliz ya bir değişiklik yapıp animasyon izlemek isterseniz kesinlikle tavsiyemdir. 

 

 

 

Siz de animasyon tavsiyenizi paylaşırsanız çok  sevinirim.

Bol huzurlu günler  . . . 

Genel

ZAMAN YÖNETİMİ

  • Bilgiye bu kadar kolay ulaşabiliyorken ondan daha az yararlanmak neden?
  • Öğrenebilecek bu kadar çok konu varken neden bir türlü çoğu şeyin sonunu getiremiyorum yada başlacağım diyorum ama bir türlü başlayamıyorum.
  • Sizin de etrafınızda gününü dolu dolu yaşayan bu  kadar çok şeyi nasıl yapıyor yahu dedikleriniz var mı?
  • “evet bence de onların zamanı var  bende de olsa zaman  ben de yaparım” mı diyorsunuz? Gerçekten bu mu yani?

 

Öncelikle kabul etmemiz gereken bazı şeyler var;

 

  1. Hakkında bilgi sahibi olmadığın birşeyi yönetemezsin. O yüzden yapılması gereken nerede hangi şeye zaman harcanıyor bunu  belirlemek.  Gerekiyorsa aksiyonları almak.  Unutmamak  gerekir ki hem evren hem biz insan olarak yönelimimiz minimum enerjiye odaklı. Yani  sana kalsa evet evet ders  çalışacağım ; yabancı dil öğreneceğim  yada şu projeyi yapacağım diye bilgisayarın başına oturursun ama kendini alakasız videolar izlerken bulursun. 

 

O yüzden önce kendini gözlemle; zamanını nelere harcadığını  gör; gerekirse düzenlemeler yap.

Mesela yine yabancı dilden gidelim. Yeni bir dil öğrenmek istiyorsun gaza geldin dedin ki ben  haftada her gün 1 saat dil çalışacağım. O gazla muhtemelen birkaç gün gerçekten de yaptım ama sonra? Bir gün atlayınca motivasyon hoop gitti di  mi?

Yukarda haftanın her günü 1 saat demiş olabilirsin ama onu başlangıçta haftanın 3 günü 30 dk denemekle başlasan bence daha iyi olur. Yani ben genellikle o gazla ayırdığım zamanın yarısını hedef olarak koyduğumda çok daha başarılı olduğumu farkettim.  Acele etmeye gerek  yok bebek adımlarıyla yürüyelim ilk başta =)

 

2.İşi /projeyi/ alışkanlığı parçalamak-sıraya koymak

O işin başına oturduğunda ne yapacağını biliyor  olmalısın.  Bazı işler gözümüzde çok büyür. Nereden başlayacağımızı bilemeyiz o yüzden de o işi yapmaktansa hep başka işlere sararız.  Bir türlü başlayamayız.

E böl-parçala o işi . O evi bir günde temizlemek zor geliyorsa her gün az az yap ki korkma o işten.

O işi yapmayı düşündüğünde ne yapacağını biliyor ol. Yap kurtul gibi düşün çok zorluyorsa.

 

3.Beynin muhteşem gizemleri var.  Yapılan araştırmalar beynin tamamlanan/yapılan  işleri unuttuğu henüz tamamlanmayan işleri hatırladığını gösteriyor.   O yüzden ona bazı zamanlar “bak sen bunları yaptın ” şeklinde hatırlatma olsun  diye yazmanı öneririm. Bu  bende ciddi motivasyon sağlıyor.   Yoğun iş   akışında özellikle  işe başlamadan yap bir liste yaptıkca tamamlananları çiz bana bu yetiyor. Bana bu yetmez  diyenler için bence  Kanban Tekniğine bir göz atın =)

 

4.Evet planları yaptık uyguluyoruz ama bir şey oldu yapamadık -zinciri kırdık diyelim ki oluyor mutlaka. Moralimiz bozuluyor di mi?  O kadar da heveslenmiştik güzel gidiyordu oysa ki .  Bu noktada “istikrar” kelimesinin anlamını biraz değiştirsek. Yani önemli olan zinciri kırmamak değil kırmamıza rağmen o işe devam etmek desek ?  Tamam şekersiz besleniyorsun bir hafta rafine şeker koymadın ağzına ama sonra 8. gün dayanamadın yedin.  Hep bunu yapıyoruz battı balık yan gider diyoruz bırakıyoruz devamında da . . Aslında önceki 7 günü  çöpe atıyoruz. Sen o 8. gün yiyince başa dönmüyorsun aslında ama biz böyle algılıyoruz   maalesef. Ayağa kalk ve 9. günden devam et.

5.Kabul et

Ben ortalama 7-7.5 saat uyuyan bir insanım.  Yavaş yavaş bu süreyi azaltmayı  denedim ama  süreden kazanmış gibi görünsem de başka taraftan kayıplar oldu. Konsantrasyonum bozuldu; çabuk sinirlenir oldum; depresyon belirtileri göstermeye başladım vs. Keşke bazıları gibi 6-6.5  saat yetseydi ama olmayınca olmuyor.   Artık kabulum;  çok zorda kalmadıkca bunu  bozmamaya çalışıyorum ve plan yaparken  buna göre yapıyorum.

Yani başkası öyle yapıyor diye bilmem kim  ayda şu kadar kilo verdi diye sende de öyle olacak değil. Herkes kendine özel sonuçta. Kabul et ve rotanı ona göre belirle.

Son olarak bütçe yaparken ki gibi alalım kalem kağıt elimize yada herhangibir programda kullanabilirsiniz neye ne kadar zaman ayırıyoruz bir analizini yapalım lütfen.   Gerçekten şu an  instagramda bir haftada harcadığım 4.5 saate acıyorum. Evet hesap ettim yılda kaç gün ettiğini ama buraya yazmaya yüzüm yok !  Ki bu  sadece ölçebildiğim kısmı. Peki  ya ölçemediklerim ? Gerçekten zamanım mı yok yoksa önceliğim mi değil?